“Farklı Dillerde Kardeşliğin Türküsünü Söylemeye” çağrısıyla yapılan etkinlik Ümraniye Halkevi Başkanı Gizem Aytaş’ın ardından, Ümraniye Kültür-Sanat Komisyonu adına Gürkan Keleş’in konuşması ile başladı. Keleş, konuşmasında sanatın giderek belli bir zümrenin ulaşabileceği , halkın ulaşabileceği alandan uzaklaştırılmaya ve gerici unsurlarla biçimlendirilmeye çalışıldığına değindi. AKP’nin ‘sanatsever(!) uygulamalarına ve sözlerine örnekler veren Keleş tüm alanlarda gelen saldırı gibi sanata olan bu saldırının da önüne geçmek için alternatif bir sanat anlayışı ile komisyonun çalışmalarına bundan sonra da devam edeceğini söyledi.
Etkinlikte önce unutulmayan ve unutturulmayan kişilerin öyküsü anlatılıp ardından ise bu kişilerle özdeşleştirilen Ermenice, Kürtçe, Hemşin’ce, Lazca ve Türkçe halk ezgileri söylendi. Unutulmayanlar arasında Kazım Koyuncu, Hrant Dink, Metin Lokumcu, Kürt ve Alevi halkı katliamları, savaşın çocukları, demokrasi ve halkların kardeşliği mücadelesi veren Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan’ın öyküleri anlatıldı.
Etkinlikte şiirler de okundu. Açlık Ordusu, Anadolu şiirlerinin yanında, Halkevi eğitim kurslarından minik bir öğrencinin okuduğu Hiroşima’daki çocukların sesi olan Kız Çocuğu şiiri ile duygulu anlar yaşandı.
“Dünya Halkları Kardeştir” şarkısı tüm izleyicilerin eşlik etmesiyle etkinlik sona erdi. Etkinliğe 80’i aşkın kişi katıldı. Etkinlik sonrası tüm katılımcılara Halkevi 80.Yıl Şenliği ve Üye Ol kampanyamız anlatıldı ve hep birlikte örgütleme çağrısı yapıldı.